Ana içeriğe git Paylaşıma git

Açık turkuaz zemin üzerinde avucunda dünya küresini tutan koyu turkuaz renkli bir el var. Dünyanın üzerinde yalnızca siyahla çizilmiş paralel ve meridyenler bulunuyor. Altta büyük harflerle ve yine koyu turkuaz renkte EEEH yazıyor. İlk E harfinin içinde eşit, ikinci E harfinin içinde engelsiz, üçüncü E harfinde erişilebilir ve H harfinin içinde hayat yazıyor. Sözcükler beyazla yazılmış.

5. Sayı: Temmuz 2014

Yıl: 2014 | Ay: 7

Editör: Elif Emir Öksüz, Deniz Aydemir Döke

EEEH Dergi

Eşit, Erişilebilir, Engelsiz Hayat

Sayı: 5

Temmuz 2014

 

Editörler: Elif Emir Öksüz, Deniz Aydemir Döke.

Yazım Denetimi: Gülcan Altun, Canan Çam, Gamze Sofuoğlu.

Web Sorumlusu: Burak Sarı

Yayınlayan: Engelsiz Erişim Derneği

İletişim Bilgileri

Web:

http://eeeh.engelsizerisim.com

E-posta:

eeehdergi@gmail.com

Facebook:

www.facebook.com/eeehdergi

Twitter:

www.twitter.com/eeehdergi

Değerli okurlar hepinize merhaba,

 

Temmuz sıcağında bizi okumayı tercih eden okuyucularımıza, Temmuza yakışır bir sayı hazırladık. Tatil sezonu açılmışken biz de konuya bir el atalım dedik. Tatil mekanlarının erişilebilirliği bu ay Engin Yılmaz ve Adem Vural tarafından masaya yatırılıyor. Aynı temayla yapılan yedinci Kemal Özceyhan seminerinden derlenenler ve izlenimler bu sayıda bizlerle. Tatilden önce okulları hastaneleri erişilebilir yapmak için uğraşmalıyız diyorsanız, Mürşide Vural’ın yazısına göz atmanızda fayda var. Vural’ın da altını çizdiği gibi, yalnızca karnımızı doyurmak yetmiyor, engelli de olsak başka ihtiyaçlarımız vaar. Bence tatil de bunlardan biri. Elbette eğitimi de boşlamamak gerek. Peki engelliler nerede ve nasıl eğitilmeli? Körler okulları gerçekten gereksiz mi? Kaynaştırma eğitimin şu anki durumu nedir? Canan Çam, eğitim alanındaki tecrübelerini kişisel deneyimleriyle harmanladığı bu yazısında, pek çok soruya cevap arıyor. Görme engelli çocuğu olan ebeveynlere rehberlik edebilecek bu kıymetli yazıyı, Burak Sarı’nın görmeyenler için neyin neden imkansız olduğunu sorguladığı yazısı takip ediyor. Bir görmeyinin Picasso’nun tablolarını görmesi ne kadar mümkünse, bir duymayanın da Mozart semfonileri dinlemesi o kadar mümkündür, yani imkansızdır diyorsanız, Gamze Sofuoğlu’nun yazısı sizleri çok şaşırtacak demektir. Başka dilde resim, başka dilde müzik olur da başka dilde aşk olmaz mı? Olur elbette, filmi bile çekildi hatta. İşte Gülcan Altun’un kaleminden film ve betimlemesi. Görme ve işitme duyularını ele aldıktan sonra, Eylem Yurtsever’in kokularla atıldığı macera bizi bekliyor. Kendi parfümümüzü yapabilir miyiz acaba? Sırada körler için çok önemli bir başka duyu var, dokunma. Dokunarak neler yapılır neler. Makyaj bunlardan sadece biri. Elif Emir Öksüz A’dan Z’ye körcül makyaj tekniklerini bizlerle paylaşıyor. Malesef bu sayıda tatma duyumuza hitap eden bir yemek tarifi ya da restoran önerisi yok. Şimdilik dört duyuda kaldık. Biz dört duyuda kaldık da, Almanya dur durak bilmedi, Brezilya’nın gözünün yaşına bakmadı. Tam yedi gol sıraladı. Engin Yılmaz da İçimizdeki Brezilya’yı kaybetmek ya da bulmak başlıklı yazısını yedi golle noktaladı. Kime atıldı acaba bu goller? Okumadan bilemezsiniz gol yiyip yemediğinizi. Tatilden makyaja, dünya kupasından eğitime renkli ve dopdolu içeriğiyle EEEH bizleri bekliyor. Bu sayıda seslendirmelerimizin önemli bir kısmında bize destek olan sevgili Bahar Yavuz’a EEEH ailesi olarak teşekkürlerimizi sunuyoruz. İyi dinlemeler, iyi okumalar.

Dergi İçeriği

Paylaş

Facebook'ta paylaş
Google+'da paylaş