Ana içeriğe git Paylaşıma git

Açık turkuaz zemin üzerinde avucunda dünya küresini tutan koyu turkuaz renkli bir el var. Dünyanın üzerinde yalnızca siyahla çizilmiş paralel ve meridyenler bulunuyor. Altta büyük harflerle ve yine koyu turkuaz renkte EEEH yazıyor. İlk E harfinin içinde eşit, ikinci E harfinin içinde engelsiz, üçüncü E harfinde erişilebilir ve H harfinin içinde hayat yazıyor. Sözcükler beyazla yazılmış.

37. Sayı: Mart 2017

Yıl: 2017 | Ay: 3

Editör: Elif Emir Öksüz, Deniz Aydemir Döke

EEEH Dergi

Eşit, Erişilebilir, Engelsiz Hayat

 

Sayı: 37

Mart 2017

Editörler: Elif Emir Öksüz, Deniz Aydemir Döke.

Yazım Denetimi: Gülcan Altun, Pınar Yavuz.

Web Sorumlusu: Burak Sarı.

Ses Teknik Destek: Engin Albayrak.

Yayınlayan: Engelsiz Erişim Derneği.

 

İletişim Bilgileri:

 

Web: http://eeeh.engelsizerisim.com

E-posta: eeehdergi@gmail.com

Facebook: www.facebook.com/eeehdergi

Twitter: www.twitter.com/eeehdergi

Merhaba değerli okurlar,

 

37’inci sayımızla yine sizlerle birlikteyiz. Bu sayıda da teknolojiden kişisel deneyimlere, tutum ve davranışlardan yasal düzenlemelere kadar uzanan birbirinden değerli sekiz yazımız var.

 

İlk yazımızda Deniz Aydemir Döke görme engelli anneler için sürdürülmekte olan bir projeden bahsediyor. Ultrason resimlerine bakmak, yerini ultrason resimlerine dokunmaya bırakıyor gibi görünüyor. İkinci yazıda ise Elif Emir Öksüz şimdi erişilebilirliği bir başka açıdan ele alıyor. Görme engelli kadınlar ya da çiftler hamilelik testlerini bağımsız bir şekilde uygulayamıyor. Elif bu ayki yazısında bunun neden gerekli olduğunu anlatırken halen engellilerin üremesinin neden bir önyargı kaynağı olduğunu irdeliyor. Bir sonraki yazımız teknolojiyle ilgili. Dünyada Braille teknolojileri, kabartma ekranlar, kabartma saatler, kabartma tabletler ne âlemde diye merak ediyorsanız Engin Yılmaz tarafından kaleme alınan yazıyı okumanızı tavsiye ederiz. Teknoloji iyi hoş ama bu insanların tutumları beni çileden çıkartıyor diyorsanız Meral Sözen hüzünlü bir kek yapmış ve hepimizi davet ediyor. Bu hüzünlü kek Gülcan Altun’un yorgunluğunu depreştirmiş gibi duruyor. İnsanlardan çok mu şey bekliyoruz, bizi biz gibi göremezler mi dersiniz? İşte tam bu aşamada Pınar Yavuz bize bir sosyal deneyden bahsediyor, çocukların gözünde farklı olmak yetişkinlerin gözünde farklı olmaktan farklı mıdır ki? Pınar bize bir video betimliyor ve bu videonun altında yatanlardan kendi deneyimlerinden de yola çıkarak bahsediyor. İnsanların bu olumsuz tutumları sadece günlük hayatta bitmiyor, onca yasal düzenlemeye rağmen halen körlerin imzası sorgulanıyor, iki şahit getirmesi için tutturuluyor.  Tam bu aşamada Sevgi Mart bize hem bir hayalinden hem de körlerin imzasıyla ilgili yasal düzenlemelerden bahsediyor.

Son olarak sizi Eylem Yurtsever’in başlıktaki formülünü çözmeye davet ediyoruz. Bakalım geçmiş bize neler söylüyor.

 

Hepinize iyi okumalar dileriz.  

Dergi İçeriği

Paylaş

Facebook'ta paylaş
Google+'da paylaş