Ana içeriğe git Paylaşıma git

Açık turkuaz zemin üzerinde avucunda dünya küresini tutan koyu turkuaz renkli bir el var. Dünyanın üzerinde yalnızca siyahla çizilmiş paralel ve meridyenler bulunuyor. Altta büyük harflerle ve yine koyu turkuaz renkte EEEH yazıyor. İlk E harfinin içinde eşit, ikinci E harfinin içinde engelsiz, üçüncü E harfinde erişilebilir ve H harfinin içinde hayat yazıyor. Sözcükler beyazla yazılmış.

1. Sayı: Mart 2014

Yıl: 2014 | Ay: 3

Editör: Deniz Aydemir Döke

~~Merhaba değerli okurlar,
Eşit, Erişilebilir, Engelsiz Hayat ekibi olarak ilk sayımızla karşınızdayız. Bu sayımızda birbirinden değerli sekiz paylaşım bizleri bekliyor. İlk sayı için ben (Deniz Aydemir Döke), Amerika Birleşikk Devletleri’ndeki milli kütüphane hizmetlerinin görme engellilerle ilgili kısmını sizlere sunuyorum. Dünya’nın öteki ucunda bu erişilebilir kitap işleri nasıl yürüyormuş biraz inceleyelim istedim. Adem Vural, ilk yazısında bizi Türkiye’ye bağlıyor. “Her şeyin adım adım online bir hale geldiği bu günlerde her şey acaba görme engelliler için de erişilebilir bir halde mi?” sorusunun cevabını irdeleyen vural, www.turkiye.gov.tr sitesi üzerinde neler yapabileceğimizi anlatıyor. Elif Emir Öksüz de okyanusun öte yanı hakkında bilgi verenlerden. Kendisi, “NFB nasıl bir kurummuş?” ve “görme engelliler ABD’de nasıl örgütleniyor?” diye merak edenlerin ilgiyle okuyacağı bir yazı ile karşımızda. Mürşide Vural pozitif bir bakış açısıyla ilk sayımızda yer alıyor. Engelsiz Erişim grubunun ilk kazanımı olan sesli otobüs sürecini bizlerle paylaşıyor. Başardıklarımızı arada sırada gözden geçirmek yeni başarılar için iyi bir motivasyon kaynağıdır. Vural’ın yazısı bu açıdan ayrıca önemli bir kaynak niteliği taşıyor. Voice Dream uygulaması Engin Yılmaz’ın detaylı anlatımıyla karşımızda. Apple cihazı olan okuyucularımızın merakla okuyacağı bu yazı, uygulamayı tanıtmanın yanı sıra kullanımı hakkında da bilgilendirici bir kaynak. Burak Sarı, ayrımcılık hakkında bizleri bilgilendiriyor ve iki güncel örnek üzerinden “ayrımcılık” ve “pozitif ayrımcılık” kavramlarını tartışmaya açıyor. Öyle görünüyor ki Sarı’nın kalemine yakalanan pek çok olay, ayrımcılık açısından didik didik edilecek ve ilerleyen sayılarda da hepimizi bir kez daha düşünmeye sevk edecek. Gülcan Altun, hayatımıza son yıllarda giren ve hobilerimizi değiştiren bir yenilikten, “sesli betimleme” çalışmalarından bahsediyor. Sesli betimlemeli ilk film “Çarpışma” ve sesli betimlemenin öyküsü ilk sayımızda bizlerle. Canan Çam ise “İçimizden Biri” adıyla hazırladığı köşesinde akkıllarımızda yer eden dostlarımıza kulak vermemizi sağlıyor. Çam’ın ilk sayıda konuğu sevgili Selen Özel ve engelli, sakat ve özürlü kavramları üzerine kalem aldığı yazısı. Hepinize keyifli okumalar dileriz. Tüm yazıları ayrıca sesli olarak da dinleyebilirsiniz.

Dergi İçeriği

Paylaş

Facebook'ta paylaş
Google+'da paylaş