Ana içeriğe git Paylaşıma git

Açık turkuaz zemin üzerinde avucunda dünya küresini tutan koyu turkuaz renkli bir el var. Dünyanın üzerinde yalnızca siyahla çizilmiş paralel ve meridyenler bulunuyor. Altta büyük harflerle ve yine koyu turkuaz renkte EEEH yazıyor. İlk E harfinin içinde eşit, ikinci E harfinin içinde engelsiz, üçüncü E harfinde erişilebilir ve H harfinin içinde hayat yazıyor. Sözcükler beyazla yazılmış.

47. Sayı: Ocak 2018

Yıl: 2018 | Ay: 1

Editör: Meral Sözen, Elif Emir Öksüz, Deniz Aydemir Döke

EEEH Dergi

Eşit, Erişilebilir, Engelsiz Hayat

 

Sayı: 47

Ocak 2018

Editörler: Elif Emir Öksüz, Deniz Aydemir Döke, Meral Sözen.

Yazım Denetimi: Gülcan Altun, Pınar Yavuz.

Web Sorumlusu: Burak Sarı.

Ses Teknik Destek: Burak Sarı.

Yayınlayan: Engelsiz Erişim Derneği.

 

İletişim Bilgileri:

 

Web: http://eeeh.engelsizerisim.com

E-posta: eeehdergi@gmail.com

Facebook: www.facebook.com/eeehdergi

Twitter: www.twitter.com/eeehdergi

 

Editörden

Merhaba sevgili okurlar,

Yeni yılın ilk sayısıyla karşınızdayız. Bu demek oluyor ki, tertemiz sayfalar var önümüzde. Her yeni gün bir sayfa, her yeni sayfa bir umuttur.

İlk sayfalarımız, Engin Yılmaz’ın kaleminden dökülen güzel cümlelerle şekilleniyor. Sosyal Model nedir? 42 yıl öncesinden bu güne ne değişmiştir? Bu soruların yanıtını, Yılmaz’ın akıcı cümlelerinden öğrenelim. Bizim değişime direnen gerçeklerimiz vardır. Sevgi Mart, hiç değişmek bilmeyen gerçeklerimizden birisini anlatıyor. Sağlık kurulu raporuyla ilgili her şeyi, hukukçumuzun muhteşem yazısından öğrenebilirsiniz. Kangrenleşmiş bir yara, noterlerde şahit dayatması. Konuk yazarımız Gözde Kılıç, kendi deneyimleri üzerinden bu konuyu ele alıyor. Yaşam kalitenizi doğrudan etkileyen bir eşyanız kullanılamaz hale gelse? Sorumuzun cevabı, Eylem Yurtsever’in muhteşem anlatımında. Bu kadar yazıdan sonra içimiz kıyıldı değil mi? Şöyle bir mutfağa yöneldiğinizde, eline geçirdiği sebzeyi kesip biçen Murat Kefeli’yle karşılaşırsanız tedirgin olmayın. Bıçağa duyduğu aşk, tamamen yeme dürtüsünden kaynaklanmaktadır. Bu köşeyi es geçmeyelim yani, malum can boğazdan gelir.  Bir kovulmadığımız Everest kalmıştı. Bizim ne yapıp yapamayacağımıza karar vermekten zevk alan sağlamcılar, bu sefer de Everest’ten kovmuş bizi. Kovmuşlar kovmasına da, Deniz Aydemir Döke’nin sağlam kalemiyle hırpalanacaklarını hiç düşünememişler. Bu ben bilirimcilerden kurtuluş yok, elleri ayakları her yere uzanır. Burak Sarı’nın onlara bir çift sözü var. Özellikle sağlamcılar okumalı.  Yeterince zihnimiz yoruldu değil mi? O zaman Gülcan Altun’un klasikleşmiş betimleme değerlendirmelerinden birisine bırakalım kendimizi. Gülcan, Cem Yılmaz’ın Pek Yakında filmini anlatmış bize. Herkes, bizim gibi hayat yolculuğunda ilerleme felsefesi ile yetinmiyor. Meşhur gezicimiz Bahar Yavuz, seyahat izlenimlerini yazmaya devam ediyor. Bakalım onun yolculuğu bizleri bu sefer hangi duygulara götürecek? Bu ay heybemizde bunlar var.

Mutlu, umutlu, mücadele dolu bir yıl dileklerimizle.  Şubat sayısına kadar hoşça kalın.

Dergi İçeriği

Paylaş

Facebook'ta paylaş
Google+'da paylaş